Ressam Deniz Bilgin’e mektup

denizbilgin

İnci Eviner

Deniz,

Uzun bir aradan sonra Ressam Deniz’le yeniden buluştum.Sana söylemek istediğim çok şey vardı ama kelimeler benim işim değil.O yüzden çizginin uzamında ikimizi yanyana koydum.Bu yakınlaşma sana olan kızgınlığımı artırdı çünkü imgelere gereğinden fazla inandınve bu yüzden onun tarafından yavaş yavaş yutulduğunu fark edemedin..direnmedin… bu yüzden sana kırgın olduğumu söylemek isterim.

Arkadaşım Deniz,

Her gün evinin balkonuna bakarak yoluma devam ediyorum.Senin masanda hayvan kadınları yaratıyorum,dostlarım burada senin sandalyene oturuyor,hiç bir şey olmamış gibi.Evde bir saksı bitkin var..sen gittikten sonra onuda içeri aldım,büyüyor, zaman geçiyor tavana ulaştığında ne yapacağım,bilmiyorum..Birlikte yaşlansaydık sen nasıl değişirdin bunu düşünmeden edemiyorum.Yüzün ellerin nasıl olurdu..Her Nisan ayında dünayaya duyduğum iştah yüzünden kendimi cezalandırmak istiyorum, her Nisanda beni ayakta tutan ama seni deviren öfke yüzünden çocukluk kuyularına iniyorum.Senin ve kendim için, resimlerimizin içinde dolaşma vakti geldi,aslında benim zamanım geldi….

Ressam Deniz,

Başlangıçta ikimizde aynı imgeye tutunmuştuk,nedense bende boş bir inanç, onu kontrol edebileceğimi düşündüm.Neredeyse nesnelerin varlığı desenlere bağlıydı,onlar olmadan hiçbirşeyi doğru düzgün göremiyordum.Bu yüzden kendimi adadım ..Resim beni yutamadı onunla mücadele ettim.Kendi dünyamı kurup onun içinde yok olup sonra geri dönmeyi öğrendim.Nasıl becerdim bilmiyorum ama belki çok eskiden aşkın içinde bir kez ölüp dirildiğim için olabilir .Bütün bu imgeleri nasıl,nereden çıkardığım ve bunlarla nasıl yaşadığım bana çok soruldu ve ben sen olsan ne derdin diye düşündüm. Bunlar benim hikayem olurken sen yoktun o yüzden anlatmam gerekir.
İşte o yaratıklar,yarılmış kadınlar hayvanlar seni resmin içine çekti,alıp götürdü,dünyayla arandaki mesafeyi daralttı.Resimlerini öyle mükemmel dokudunki nefes alamadın.Kimse tek bir çizgine dokunamadı,sökülüp yok olur diye.Önce gölgeyi yok ettin,kendi ikizini öldürdün.Bu gölgesiz örgünün içine uzanıp yattın oradan beslendin oysa biz imgelerin yenmiyeceğini biliriz.

Neden kadın oluruz? Yaptığımız işle ne ilgisi var?hemde öyle varki i!..Toplumdan kendi yeteneklerimiz için özür dilerken, ben bir köşede kadınları çocuk kollarıyla çoğalttım sen başka bir köşede birbirine dolanan kolları beden yaptın.Annemi,oğlumu ve sevgililerimi hayal kırıklığına uğrattım ama bilmediğimden…sanki içimdeki yabancı izin vermedi.Aileye ihanet ettim geride birileri beni hiç affetmeyecek ama bilmediğimden böyle oldu..
Neden böylesine içimizi kazıdık durduk..kendime resim yapmak için daha sahici bir neden bulamadım yada bu yüzden resim yaptık ama sen okadar bağlandınki resimlerine, sonunda görünmez oldun ve resimlerin okadar senki bakmak acı veriyor çünkü kendini bir imgeye dönüştürdün ve ben imgelerin düştüklerinde kırılmıyacaklarını sanırdım.
Sanat Tarihinin neresinde durduğun umrumda değil,hiçkimse senin kadar sahici olmayı başaramadı çünkü resim sendin ve bunun gururunu yaşamayı redettin ve oyunu sonuna kadar sürdürdün ve tıpkı resmindeki gibi tamamladın.Seni bir resmin içine kapatmak değil niyetim tam tersi resimlerine her bakan senin varlığının fiziksel bir kanıtıyla karşılaşıyor.Unutma! pek çok insanda varlığını sürdürüyorsun ama kendimi avutamıyorum yinede ben senin 53 yaşındaki halini istiyorum.Neredeyse kendi varlığımın kanıtı olacak kadar çok istiyorum.

Ben de senin gibi atölyede çalışırken kendimi siliyorum sonra birden korkup koşarak eve gidiyorum ve Sinan işte orada! Beni bekliyor ve beni dünyaya bağlıyor…ve başka ressam kadılara bağlanıyorum,aslında yalnız değiliz keşke bunu anlayabilseydin.

Deniz şimdi senin resimlerinin içine girip kendimi oraya yerleştirmek istiyorum.Desenlerimi en ham haliyle sana sunuyorum,bunları senin gibi yalnız başına senin masanda yapıldı ve oradan alıp sana geri veriyorum.

P.S.Kendi yaralarımı açmadan seninle konuşamazdım Deniz.O yüzden lütfen aramızda kalsın.Hayatta kalmak için dünya beni nasıl görüyorsa öyle olmaya devam etmek istiyorum.

 

Share Button