İlişkide Hijyen

Didem Türe

“Seks şop üzerine ödev hazırlamanın, sunum yapmanın ve Amargi’de bunu sizlerle paylaşmanın en yorucu yanı milyonlarca defa ‘seks’ demek. Biraz da kendisinden ‘Bülent’ diye mi bahsetsem acaba?”

“Hayat içkiden ibaret değil. Hayat seksten ibaret değil. Bir kısım çağdaş düşünceye sahip olduğunu söyleyenler sadece içki ve seksle olaylara bakıyorlar. Evet onlar da bir insan için çok büyük ihtiyaçlar. Onlara da ihtiyacımız var. Onlar da bir şekilde tatmin edilecek ama Türkiye bir hukuk devleti…” (Bülent Arınç)

“Ama”dan sonra gelen saçmalamalara bayılıyorum ama köfte versem yersin. Neyse efendim, seks ayıptır, yedi büyük günahtan kesin ilk sıralardadır. İnsan sevişmeyi öyle abartmamalı. Aç gibi sevişiyorsunuz, ayıptır. Ben de yeni neslin dindar olmasını istiyorum. Sivilceli ergenlerin o tiplerine bakmadan ortalıkta “seks seks” diye gezmelerinden ben de herkes kadar rahatsızım. Bizim de evde var bi’tane yetişmekte olan. Yakında çocuğun beyni burnundan dökülecek. Sokağa mı inansın, eve mi aldansın, televizyon diye renkli bir ucube var onu mu dinlesin, yetmedi öğretmenine mi kansın, derken iyice aklen hilkat garibesine döndürdük evladımızı.

Ben en çok bilip de bilmezlikten gelme mevzunun vücutlarda yarattığı morfin etkisine hayranım. Öyle suratlara, ağzımda un kurabiyesi varken gülesim geliyor. “Nasıl ya?” demek istiyorum. Bence her şey elma geri kalan şeyler armut. Öyle aşikâr, öyle berrak ve hukuk devleti burası rica edeceğim o memelerini örter misin?

Seks şoplar (erotic shop), erotik filmlerin, seks oyuncaklarının, çeşitli haz arttırıcı ya da penis büyütücü ilaçların, kayganlaştırıcıların, çeşitli modellerde ve çeşitlerde kondomların, kostümlerin, iç çamaşırlarının satıldığı küçük, kuytu, bazen çok neon lambalı yerlerdir. Yolumuz Ankara’daki seks şoplardan sekizine düştü geçenlerde. “Toplumsal Cinsiyet ve Medya” dersinde seçtiğimiz konu gereği oradaydık. Maksat araştırma ve gözlem yapmak olunca langır lungur kapıdan girerken nasıl da eminiz kendimizden, çatır çutur “penis büyütücü” diyoruz, “bu dildo ne kadar” diye soruyoruz.

Fakat bunlar o kadar kolay alışverişi yapılacak şeyler değil. Pahalılar bir kere! Zenginler çok eğleniyorlar. Ben bunu anladım. Bunu seks şopta anlamadım. Orada pekiştirmiş oldum. Ne diyorduk, alışverişi kolaylaştırmak için her işletme ağız birliği etmişçesine ortak kurallar oluşturmuş. Bir kere müşterinin kendini rahat hissetmesi için genelde pasajların kuytu sayılabilecek yerlerinde bu dükkânlar. Kapıdan girer girmez ürünlerin teşhir edildiği yerde olmuyorsunuz. Bekleme salonu tarzı bir yerde; eğer içeride müşteri varsa onun alışverişini engellememek için bir süre misafir oluyorsunuz. Çay, kahve ikram ediliyor. Sonra içeri geçiyorsunuz ve alışverişiniz başlıyor.

Alışverişten öte, dükkan sahiplerinin bir de zorunluluktan yüklendikleri ‘terapist’ misyonu var. Müşteriler cinsel hayatlarıyla ilgili tüm sorun ve fantezilerini onlarla paylaşabiliyorlar. Plastik penislerin arasındaki bir ofis masası, Latince terimlerin stresinden daha makul geliyor. -Not: Seks şoplar cinsel sağlık problemlerini çözmez!- Dükkân sahipleri ya da işletmecilerin en çok şikâyetçi oldukları konu, kendilerinden ‘gerçek kadın’ talep edilmesi. Ankara’daki en eski dükkânın sahibi, bir ara kadın çalışanın olduğunu, ama müşterilerin tutumlarından dolayı bir süre sonra işten ayrılmak zorunda kaldığını belirtti.

Müşterilerin ağırlıklı olarak kadın mı erkek mi olduğunu sorduğumuzda neredeyse tamamen işletmecinin ve müşteriyle olan ilişkisinin etkili olduğunu gördük. Yaşça daha büyük ve daha uzun senedir bu işi yapanlar, çok kadın müşterileri olduğunu ve gayet rahat olduklarını belirtti. Genç, yaptıkları işi ailesinden gizleyen, daha ahlâkçı tutum sergileyen ve işinden memnun olmayan grup, erkeklerin daha çok olduğunu belirtti. Hatta bir tanesi bana güzelce kadınların neden gelmediğini anlattı: “Kadın şimdi önemsemez ki. Yani onun için bu bir ihtiyaç değildir. Çok affedersin olmazsa döner uyur. Adam çözmeye çalışır.” İşte bu sebeple bence, onun erkek müşterisi daha çok.

Gene dükkân sahiplerinden aldığımız bilgilerden yola çıkarak vardığımız bir sonuç da, erkeklerin alışveriş yaparken kadınlara kıyasla rahat olamamaları. Bunu basitçe hegemonik erkeklikle ilişkilendirdik. Sonuçta her gelir grubunun müşterisi olduğu belli bir ürün var: Penis büyütücüler.

Erkek şişme manken seçeneği var mı diye sorduğumda travesti mankenlerin olduğu “tam takımın üzerinde yer aldığını”, istersem anca onu alabileceğimi söylediler. Sektörde açık var. Girişimci ruhlu arkadaşlara buradan duyuruyorum.

Ortamlar genel haliyle yedek parça dükkânını andırıyordu. Tabii, bir günde sekiz tane gezince her şeye yabancılaşıyorsunuz. Anlamsızlaşıyor. Bir popo artık popo olmuyor. Orda hayatın anlamını sorgularken, “Neden seks?” diyorsunuz… Ve… “Neee? 24 bin lira mııı?” diye haykırırken buldum kendimi. Gerçeğe en benzeyen mankenlerden birinin ücretiymiş. Bu satılmış. Orada hayret ederken, “Acaba bu bir çeşit nekrofili midir?” gibi varsayımlarla yanmış beynimin hücrelerinde dolanmaya başladım. Çünkü gerçekten adı, ülkesi, burcu falan var. Neyse, hiçbir şey beni köpek talep eden müşteri kadar korkutamadı. Adı “seks şop” olunca cinsel hastalıklara dair bilgilerden partnere, seksle alakalı ne varsa bu dükkânlardan talep ediliyor. Benim anladığım bu. Köpek istemiş! Belasını bulsun her kim istediyse.

Seks şop üzerine ödev hazırlamanın, sunum yapmanın ve Amargi’de bunu sizlerle paylaşmanın en yorucu yanı milyonlarca defa ‘seks’ demek. Biraz da kendisinden ‘Bülent’ diye mi bahsetsem acaba? Nih nih nih. Neyse efendim, malumunuz bu işler bilip de bilmezlikten gelme işleri. Zaten çoğunluk satışlar internetten yürüyor; ama gelenekselden şaşmayanlar, sohbetli alışverişi sevenler için dükkân güzeldir.

Ve son olarak, “onlar da bir şekilde tatmin edilecek ama Türkiye bir hukuk devleti…”

Share Button