Beden Politikaları
Üreme Sağlığı için Çetin Mücadele
Hazal Halavut
Amargi Sınır Ötesi Buluşmaları’nın ikincisi Ağustos ayında, Ayşe Dayı ile “ABD Deneyimi Üzerinden Kadınların Üreme Sağlığı Hizmetlerinde Güç Kazanımları” ve “ABD’de feminist Hareketin Dünü ve Bugünü” başlıkları altında gerçekleştirildi. ABD’de Towson Üniversitesi Kadın Çalışmaları Bölümü’nde Yardımcı Doçent olarak çalışan Ayşe Dayı, 2007’de üniversite dışında kurduğu Ulusötesi Kadın Konuları Merkezi’ni (Center for Transnational Women’s Issues, www.c4twi.org) yönetiyor. Araştırma konuları arasında Amerikan Kadın Sağlığı Hareketi’nin tarihi ve mirası, kadın sağlığı ve üreme sağlığı hizmetlerinin tıbbileşmesi, ulusötesi feminizm, poststructural –yapısal sonrası- ve postmodern feminist teori ve metotlar ile kadın sağlığını sanat yoluyla araştırma/aktivist projeler yaratma yer alıyor.
Doğum
Zeynep Direk
Sıcak su belime akıyor; duşun altında öne doğru eğilerek, dikkatle küvetin kenarlarına tutunduğumda, dört ayaklı bir hayvan gibi, ağırlık merkezini omurgamdan kaydırmış olmanın hafifliğiyle nefes alıp vermeye başlıyorum; su yüzümde çapraz birleşip burnumun oluğundan yere dökülüyor. Şimdi bildiğim şeyin statüsünden hiç emin değilim; söylemeye çalıştığım şey kabul edilir standartlarda bir bilgi değil. Yaşadığım deneyim, benim tarafımdan ilk kez yaşanıyor ama kaynağı, bedenimin zamanda ve mekânda başlangıcı olan başka bir dişi vücutta bulunan bir tekrardan ibaret. Bana hiç anlatmadığı halde— benden önceki başlangıcımı bana nasıl anlatabilirdi ki?— iletmiş olduğu milyonlarca yıllık bir hafızaya dayanarak biliyorum ve korkmuyorum, tüm sıkıntıya rağmen… Senin vücudun da benimkine olan borcunun izini taşımayacak hiçbir zaman, benimkinin onunkine olan borcunun izini taşımadığı gibi.
Bekaretin “El Değmemiş” Tarihi
Aksu Bora
Bekaretin “El Değmemiş” Tarihi
Hanne Blank
Çeviri: Emek Ergün
İletişim Yayınları
Emek Ergün’le Söyleşi
Bekaretin El Değmemiş Tarihi bize ne anlatıyor? Uğruna can verdiğimiz bu “şey”in nasıl bir tarihi varmış?
Öncelikle şunu belirtmek lazım, Bekaretin El Değmemiş Tarihi adlı kitap özellikle bekaretin Batı’ya, yani Avrupa ve Amerika’ya özgü tarihi üzerine yoğunlaşıyor. Benim kitaba, Türkiye’de bekaret ideolojisinin izleri, etkileri ve tarihi üzerine bir giriş yazısı yazmamın bir nedeni de budur, kitabı yayımlandığı kültürün tarihsel bağlamına yerleştirmek. Bekaretin El Değmemiş Tarihi iki temel bölümden oluşuyor. Birinci bölümde bekaret kavramının bilimselleştirilmesinin ve tıbbileştirilmesinin tarihsel süreci anlatılırken, ikinci bölümde kavramın toplumsal ve kültürel anlamda geçirdiği tarihsel değişimler ele alınıyor.
Eksik Anne
Feyza Akınerdem
Sağlık ocakları ve doktorlar, aslında gayet olumlu bulduğum anne sütünü teşvik etme konusunda öyle ileri gidiyorlar ki, sanki sütünüzün yetmeme ihtimali yok, sanki her kadın aynı, sanki yetersiz süt sizin yanlış beslenmenizden ve yanlış emzirmenizden kaynaklanıyor.
Altı yıl boyunca evli olup anne olmamak, her zaman mazeret belirtilmesi gereken bir eksiklikti. Bu konuda karşılaştığım sorular ve sorgular benim gibi birçok kadın için kadınlığın başa çıkılması zor hallerinden biri olmuştur. Öte yandan kadınlığın hep eksik olmak demek olduğunu hayatın birçok cephesinde yaşamışken, anneliğin de bunun bir başka cephesi olacağını hesaba katmadan içten içe bir gün doğurursam tamamlanırım sanmışım. Hâlbuki annelik meğerse başka türlü bir eksiklik demekmiş.









