Etiketler: söyleşi
HIV / AIDS’ten ve Önyargılardan Korunmak
Aslı Zengin
Çiğdem Şimşek’le Pozitif Yaşam Derneği’nin çalışmaları üzerine…
Aslı: Pozitif Yaşam Derneği nasıl kuruldu?
Çiğdem: Dernek 2005 yılında kuruldu. Önce web sitesiyle başladı. Kişilerle iletişime geçebilene kadar bir sürü ayrımcılığa ve damgalanmaya maruz kaldı. Ancak, süreç içersinde başka HIV pozitif kişiler, gönüllüler, aktivistler, doktorlar da yer almaya başladı bu grupta. Her geçen gün biri bir ihlalden bahsederlerken ve ne yapmak lazım diye sorgularlarken dernekleşmeye ve haklarını savunur hale gelmeye karar verdi.
Üreme Sağlığı için Çetin Mücadele
Hazal Halavut
Amargi Sınır Ötesi Buluşmaları’nın ikincisi Ağustos ayında, Ayşe Dayı ile “ABD Deneyimi Üzerinden Kadınların Üreme Sağlığı Hizmetlerinde Güç Kazanımları” ve “ABD’de feminist Hareketin Dünü ve Bugünü” başlıkları altında gerçekleştirildi. ABD’de Towson Üniversitesi Kadın Çalışmaları Bölümü’nde Yardımcı Doçent olarak çalışan Ayşe Dayı, 2007’de üniversite dışında kurduğu Ulusötesi Kadın Konuları Merkezi’ni (Center for Transnational Women’s Issues, www.c4twi.org) yönetiyor. Araştırma konuları arasında Amerikan Kadın Sağlığı Hareketi’nin tarihi ve mirası, kadın sağlığı ve üreme sağlığı hizmetlerinin tıbbileşmesi, ulusötesi feminizm, poststructural –yapısal sonrası- ve postmodern feminist teori ve metotlar ile kadın sağlığını sanat yoluyla araştırma/aktivist projeler yaratma yer alıyor.
Bekaretin “El Değmemiş” Tarihi
Aksu Bora
Bekaretin “El Değmemiş” Tarihi
Hanne Blank
Çeviri: Emek Ergün
İletişim Yayınları
Emek Ergün’le Söyleşi
Bekaretin El Değmemiş Tarihi bize ne anlatıyor? Uğruna can verdiğimiz bu “şey”in nasıl bir tarihi varmış?
Öncelikle şunu belirtmek lazım, Bekaretin El Değmemiş Tarihi adlı kitap özellikle bekaretin Batı’ya, yani Avrupa ve Amerika’ya özgü tarihi üzerine yoğunlaşıyor. Benim kitaba, Türkiye’de bekaret ideolojisinin izleri, etkileri ve tarihi üzerine bir giriş yazısı yazmamın bir nedeni de budur, kitabı yayımlandığı kültürün tarihsel bağlamına yerleştirmek. Bekaretin El Değmemiş Tarihi iki temel bölümden oluşuyor. Birinci bölümde bekaret kavramının bilimselleştirilmesinin ve tıbbileştirilmesinin tarihsel süreci anlatılırken, ikinci bölümde kavramın toplumsal ve kültürel anlamda geçirdiği tarihsel değişimler ele alınıyor.
Ahlem Behadj’la Söyleşi
Pınar Selek
17–18–19 Kasım tarihlerinde Tunus’ta, Tunuslu Demokrat Kadınlar Derneği (ATFD) “Kadının Cinsel ve Bedensel Hakları” konulu bir konferans düzenledi. Pınar İlkkaracan, Liz Amado ve benimle birlikte Türkiye’den üç delegenin, Lübnan, Cezayir, Fas ve Mısır’dan kadın hareketi temsilcileri ve akademisyenlerin bir araya geldiği konferans, sadece Tunus’ta değil, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki Müslüman kamuoyunun önünde, ilk defa, cinselliği, kadın bedenini ve cinsel hakları tartışmaya açtı.
Tunus’ta hiçbir girişimin, miting, basın açıklaması, konferans, panel ya da söyleşi düzenlemesine üç yıldır izin verilmediğini biliyor musunuz? Biz bilmiyorduk. Tunus’a gelir gelmez, uyarılar başladı: “Sorulara yanıt vermeyin…”, “Otel odasında hiçbir evrak, yazılı materyal bırakmayın.” Önce Filistinli Nadira Kevorkin’in, İsrail otoritelerinin koyduğu engel nedeniyle gelemeyeceği duyuldu. Sonra Mısır’dan ve Sudan’dan gelecek olanlara Tunus hükümeti tarafından vize verilmediği öğrenildi. Tabii toplantıya bölgenin politik atmosferi yansıyordu. Üstelik bu ortamda, kadınlar, başka bir politika yapmaya başlıyordu: Duvarlar “Cinsellik politiktir” yazan afişlerle doluydu.









