Beden Politikaları

Kapatıldığı Hapishaneye Edebiyle Ağlayan Kadın

Aslı Tohumcu

“Kendim olmanın suç olduğu duygusuyla büyüdüm, bir süre sonra her şeyden vicdan azabı duyar, her hareketim için özür diler oldum. Hep, başta annem olmak üzere kendimi insanlara sevdirmek için çabaladım durdum.”

Yazar dostum Aslı’nın hikâyesini anlatmaya çalıştığım yazının, Amargi’nin web sitesinde yayınlanmasından birkaç gün sonra, adını Aslı (!) olarak veren bir okuyucudan telefon aldım. “Yine mi!” diyecektim, tuttum dilimi. Aslı Hanım yazımı okuduğunu ve çok duygulandığını, arkadaş olmasak da, hikâyesini anlatmayı isteyip istemeyeceğimi sordu. Ne yalan söylemeli, kendimi bir parça arzuhalci gibi hissettim; ama söze “Benim bir arkadaş,” diye başlayan ben değil miydim! Öyleyse devam edecektim.

Share Button

Kadına Biçilen “Doğal Durum” Trajedisi: Annelik

baby_doll

Elif Kutlu

Henüz küçük yaşlarda kız çocuklarına verilen oyuncak bebekler onlar için hoş görünse de aslında bu, zaman geçtikçe artacak bir tehlikenin ilk sinyalidir. Bu, kız çocuklarına dayatılan annelik duygusundan başka bir şey değildir. Daha küçük yaşlarında onlara anlatılmak istenen bir şey vardır: “Toplumsal cinsiyet denilen şey seni anneliğe mahkûm etti küçük kız. Büyüyeceksin ve o kutsal mertebeye, anneliğe ulaşacaksın.”

Share Button

Birlik ve Beraberliğe En Çok Muhtaç Olduğumuz Şu Günlerde Kürtaj Yasağı

Aksu Bora

“Dokunulma”nın yeni biçimlerine karşı bizi koruyacak türden bir hak nosyonuna sahip değiliz. Dolayısıyla, artık kendimizi temel haklar söylemi içinde güvende hissedeceğimizi sanırsak, yanılırız. Böyle bir şey yok. Yaşam hakkı da dahil olmak üzere, temel haklar ve özgürlükler yeniden tanımlanıyor.

Kürtaj hakkında değil, kürtaj yasağı hakkında konuşmak isterim. Kürtaj hakkında konuşmak zor. Hele ki “mücadele” ve “hak” söylemlerinden başkasına yer bırakmayan bir siyasi sözce içinde. Kürtajın bir “ne” (bir cinayet, bir Uludere, bir hak,…) olduğu hakkında söyleyecek bir şeyim yok; böyle konuşmayı istemem zaten. Kürtajın böyle kategorik olarak tarif edilebilir “bir” şey olmadığını biliyorum. Kendi deneyimimden, başka kadınlarınkinden…

Share Button

Kürtaj Hak Olursa Karar Kadınlara Kalır mı?

Esra Demir 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘’her kürtaj bir Uludere’dir’’ diye buyurmasının ardından, on haftalık yasal kürtaj süresinin sınırlandırılmasına ilişkin çalışmaların başlatıldığı haberlerini aldık. Erdoğan’ın bu çıkışı üzerine, yaşamın ne zaman başladığına ilişkin tıbbi ve dini bilgiler sandıklardan çıkartıldı. Ceninin insan olup olmadığı, dolayısıyla hak sahibi bir özne olup olmadığı belirlenmeye çalışıldı. Bu hummalı tartışma ortamında cenin üzerine söylenen her sözün, bizim bedenlerimize, cinselliklerimize, hatta hayatlarımıza dokunduğu elbette ki hakkıyla teslim edilemezdi. Belki de işte bu yüzden, biz de varız ve bu kararı biz veririz demek için, “kürtaj haktır, karar kadınların” diyerek ceninin yaşam hakkının karşısına kürtaj hakkımızla çıkıverdik. Böylelikle kürtajı, yani gebeliği sonlandırmak için yapılan cerrahi müdahaleyi bir hak olarak savunmuş olduk.

Tartışmaların daha ilk günlerinde Aksu Bora, kürtajın hak olarak tarif edilip edilemeyeceğine dair haklı bir soru sormuştu.[i] Çünkü yaşam hakkı, eğitim hakkı gibi bildiğimiz diğer haklar, hiç değilse teorik olarak, istenilen şeyleri korur ve buna göre tanımlanırlar.

Share Button

Benim Bedenim/Bedenim Benim

benimbedenim

Zeynep Direk

“Bedenim benim” diyen kadınlar, bedenlerinde gelişen bir yaşamı desteklemek yerine sonlandırmayı seçtikleri için vicdansızlıkla, zalimlikle suçlandılar. Sanki “benim bedenim” diyenler kürtajı bir diş çektirmeye indirgemişler, henüz insan olmamış bir varlık da olsa, bir kadının birkaç ay sonra kendi çocuğuna dönüşecek bir potansiyeli kaybetmesinin onun için acı bir yanı olduğunu görmezden gelmişler gibi.

Kürtaj tartışmasının iki kutbunda da haklar söylemi bulunuyor. Kürtaja karşı olanlar kutbunda, rahme düştüğü andan itibaren ceninin hayat hakkı olduğu savunulur. Kürtaj, insan haklarına aykırıdır, çünkü bu operasyon bir kişinin yaşama hakkını ortadan kaldırır. Cenin kişi ise, kürtajla varlığının ortadan kaldırılması cinayettir. Bu durumda, yasaca onanan ve sistematik bir biçimde yapılan kürtaj, başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da dediği gibi “katliam” olarak adlandırılabilecektir. Buna karşın kürtajın serbest olmasını/kalmasını savunanlar kutbunda ceninin bir “kişi” veya “insan” sayılabileceği öncülünün doğru olmadığı kabul edilir. Hamileliğin ilk haftalarında fetüs bölünen ve çoğalan bir hücreler öbeğinden ibarettir.

Share Button

Günahlar ve Kadınlar

Gülnur Elçik

Sonuçlarına baktığımızda görüyoruz ki kürtaj yasağı arzusu dini değil iktisadidir. Diğer taraftan dinin alanına giren tartışmalarda sınıf, cinsiyet gibi faktörlerin yol açtığı dezavantajların talîleştirilmesi, dinin salt kültürel bir form olarak tartışmaya açılması, eylemin günah olup olmadığını meselede ana belirleyeni haline getiriyor. Bir anda liberalizmin atomik, sınıfsız ve cinsiyetsiz bireyi üzerine konuşurken buluyoruz kendimizi.

Nadiren gittiğim bir kuaför var. Aynı zamanda komşum olan karı koca birlikte işletiyor (gibi görünüyor; asıl işletmeci adam). Son gidişimde kadını (K diyelim) karnı burnunda gördüm, ertesi gün doğuma alacaklarmış. Büyük Tayyip muradına erdi, yoldaki üçüncü çocukmuş. İkincisi ile arasında 9 yaş olacak. K ben hiçbir şey söylemeden “Durumumuz pek müsait değil aslında ama günahına da girmek istemedim, kıyamadım” diyor.

Share Button

Dövme/Dek

dovmedek

Yektanurşin Duyan 

Üniversiteye başladığımda ayak bileğime uğursuzluk ve bilgeliğin simgesi olan baykuş dövmesi yapmaya karar vermiştim. Bu düşüncemi üç dövmesi/deki olan anneme açtığımda “hayır olmaz” cevabı ile karşılaştım. Nedenini sorduğumda “günah” cevabını alınca şaşkınlığım ve merakım arttı. Çünkü annem dindar bir kadın ve günah olduğunu iddia etmesine rağmen üç dövmesi var. Annemden beni dövme yaptırmamaya ikna etmesini istedim ve böylece dövme serüvenim başlamış oldu.

Annem mi beni ikna edecekti yoksa ben mi annemi ikna edecektim. Mardin’de başlayan dövme serüvenim Şanlıurfa’da son buldu. Yeşil renkte yapılan ve “dek” olarak bilinen dövmenin sadece Kürtlerde olduğunu sanıyordum. Fakat araştırmaya devam ettikçe Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan 50 yaş ve üstündeki birçok Kürt, Arap, Ezidi, Alevi ve Süryani kadının dövmesi olduğunu öğrendim. Kadınlarla konuştukça dövme/dek ile ilgili belki de annemin bile bilmediği birçok şeyi öğrendim.

Share Button

Bunu da mı Siz Biliyorsunuz Beyler, Bunu da mı?! Emzirmek Üzerine

Feyza Akınerdem-Hilal Alkan

Bu yazı, Texas’ta gerçekleşen ve absürdlüğü nedeniyle haber olan (1) bir olaydan yola çıktı . İki çocuk, bulundukları ecza deposundaki bir fotoğraf nedeniyle ailelerinden alındılar. Çünkü fotoğraf “cinsellik” taşımaktaydı. Fotoğrafta 12 aylık bebek ve annesi vardı; bebek annesini emiyordu. Fotoğrafın cinsellik taşıdığına karar verenler ise şikayette bulunan tezgahtar, şikayetin ehemmiyetinin farkında olan ve yetkili bir merciye danışmayı bile gerek görmeyen polis memurlarıydı.
Freud, oral dönemde bebeğin emme yoluyla cinselliğini yaşadığını söylemişti (2) ve biliniyor ki bu durumdan haz alan sadece bebek değildir, anne de ‘emme’den farklı nedenlerle haz duyar. Üstelik Freud sadece ‘meme emme’ den bahsetmez; ‘Parmak emme’ de büyük bir haz kaynağıdır ve orgazma denk düşer. Acaba, “parmak emen çocuk fotoğrafı” da günümüz beden politikalarına göre suç teşkil eder mi?

Bu sohbet, ikiz kızlarını on dört ay emzirmiş Feyza, yeni anne Hilal ve Hilal’in üç aylık bebeği Azade’nin katılımlarıyla gerçekleşti. Azade mevzuya, sohbet esnasında annesini emerek ve sonrasında neşeli çığlıklar atarak katıldı. Hilal ve Feyza, ara sıra dikkatleri dağılsa da, emzirme konusunu enine boyuna konuşmaya çalıştılar.

Share Button

HIV / AIDS’ten ve Önyargılardan Korunmak

pozitif_yasam_dernegi_logo

Aslı Zengin

Çiğdem Şimşek’le Pozitif Yaşam Derneği’nin çalışmaları üzerine…

Aslı: Pozitif Yaşam Derneği nasıl kuruldu?

Çiğdem: Dernek 2005 yılında kuruldu. Önce web sitesiyle başladı. Kişilerle iletişime geçebilene kadar bir sürü ayrımcılığa ve damgalanmaya maruz kaldı. Ancak, süreç içersinde başka HIV pozitif kişiler, gönüllüler, aktivistler, doktorlar da yer almaya başladı bu grupta. Her geçen gün biri bir ihlalden bahsederlerken ve ne yapmak lazım diye sorgularlarken dernekleşmeye ve haklarını savunur hale gelmeye karar verdi.

Share Button

Vajinal Orgazm Miti

Anne Koedt
Çeviren: Gülen Toker

Ne zaman kadın orgazmı ve frijitlik tartışılsa, vajinal ve klitoral orgazm arasında yanlış bir ayrım yapılır. Frijitlik, erkekler tarafından, bir kadının vajinal orgazmda başarısızlığı olarak tanımlanır. Aslında vajina yüksek duyarlılığa sahip bir bölge değildir ve orgazm için yaratılmamıştır. Cinsel duyarlılığın merkezi ve penisin dişi eşdeğeri klitoristir. Bence bu pek çok şeyi açıklıyor; ilk olarak, “frijitlik” halinin kadınlar arasında fenomenal bir şekilde yaygın olduğu gerçeğini. Kadın frijitliğini aydınlatmak için kadın anatomisi ile ilgili yanlış varsayımları irdelemek yerine, uzmanlar frijitliğin kadının ruhsal bir sorunu olduğunu ilan etmişlerdir. Buna itiraz eden kadınlar uzman psikiyatrlardı, dolayısıyla “kadının rolüne uyum sağlayamama” olarak tanımlanmış olan “problemi” tespit etmeleri mümkün oldu.

Share Button